ABD Pazar Girişinde En Sık Yapılan 7 Hukuki Hata
Türk girişimcilerin ABD'de şirket kurarken en sık düştüğü 7 hukuki tuzak ve bunlardan nasıl kaçınabileceğiniz. Yıllar içinde gördüğümüz gerçek hatalar, somut çözümlerle.
Yıllar içinde ABD'ye açılmak isteyen onlarca Türk şirketiyle çalıştık. Bu süreçte aynı hataların tekrar tekrar yapıldığını gördük. Bazıları küçük düzeltmelerle aşılabilirken, bazıları ciddi mali ve hukuki sonuçlar doğurdu. Bu yazıda, en sık karşılaştığımız 7 hatayı ve bunlardan nasıl kaçınabileceğinizi paylaşıyoruz.
Hata 1: Yanlış Şirket Türü Seçimi
"Delaware LLC kuralım, en kolayı bu" yaklaşımı çoğu zaman işe yarar — ama her zaman değil. Kurumsal yatırımcılardan fon almayı planlayan, halka arz hedefleyen veya belirli vergi avantajlarından yararlanmak isteyen şirketler için LLC yanlış yapı olabilir.
Daha da kritik bir hata: S-Corporation seçmek. S-Corp, yabancı ortaklara kapalıdır. Türk ortaklı bir şirketin S-Corp statüsünde kurulması, sonradan bu statünün otomatik olarak kaybedilmesine ve beklenmedik vergi yükümlülüklerine yol açar.
Hata 2: Eyalet Uyum Yükümlülüklerini Atlamak
Delaware'de kurulan bir şirket, New York'ta faaliyet gösteriyorsa New York'ta da "yabancı şirket" olarak tescil yaptırmalıdır. Bu tescili yapmadan faaliyet göstermek; sözleşme uyuşmazlıklarında mahkemeye başvurma hakkını kaybetmeye, para cezalarına ve geriye dönük vergi yükümlülüklerine yol açabilir.
Her eyaletin kendi yıllık rapor, franchise vergisi ve lisans gereksinimleri vardır. Bunları takip etmek için sistematik bir uyum takvimi oluşturmak şarttır.
Hata 3: CFIUS Riskini Göz Ardı Etmek
Teknoloji, savunma, enerji veya telekomünikasyon alanlarında faaliyet göstermeyi planlayan şirketler için CFIUS incelemesi bir sürpriz olmamalıdır. Ancak pek çok Türk şirketi bu riski baştan değerlendirmeden ilerliyor.
Gönüllü bildirim yapmadan tamamlanan bir işlem, sonradan CFIUS tarafından incelemeye alınabilir ve hatta geri sarılması istenebilir. Bu hem zaman hem de itibar kaybı anlamına gelir.
Hata 4: Vergi Anlaşmasından Yeterince Yararlanmamak
ABD-Türkiye Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması, doğru yapılandırıldığında önemli avantajlar sunar. Ancak bu anlaşmadan yararlanabilmek için şirket yapısının, ortaklık oranlarının ve gelir akışlarının baştan doğru kurgulanması gerekir.
Anlaşmadan yararlanmak için gereken "vergi mukimliği" belgelerini zamanında almayan şirketler, hak ettikleri vergi indirimlerinden mahrum kalabilir.
Hata 5: Transfer Fiyatlandırmasını İhmal Etmek
ABD'deki bağlı şirketinizle Türkiye'deki ana şirket arasındaki işlemler — hizmet bedelleri, lisans ücretleri, yönetim ücretleri — piyasa koşullarına uygun fiyatlandırılmalıdır. IRS, bu alanda son derece aktif denetimler yürütmektedir.
Belgelenmemiş veya piyasa dışı fiyatlandırılmış işlemler, geriye dönük vergi tarhiyatı ve ağır cezalara yol açabilir.
Hata 6: Kurumsal Şeffaflık Yasası (CTA) Yükümlülüklerini Kaçırmak
2024'te yürürlüğe giren CTA, çoğu küçük şirketin gerçek faydalanıcılarını FinCEN'e bildirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen şirketler günlük 500 dolar para cezasıyla karşı karşıya kalabilir.
Yeni kurulan şirketler için bildirim süresi 30 gündür. Bu süreyi kaçırmak, farkında olmadan ciddi bir uyum ihlali yaratır.
Hata 7: Sözleşmeleri Standart Şablonlarla Hazırlamak
İnternetten indirilen veya yapay zeka ile oluşturulan sözleşme şablonları, ABD hukukunun nüanslarını yansıtmayabilir. Özellikle iş ortaklığı sözleşmeleri, çalışan anlaşmaları ve ticari kira sözleşmeleri, eyalet hukukuna özgü hükümler içermelidir.
Standart bir şablonla hazırlanan bir sözleşme, uyuşmazlık durumunda sizi korumak yerine karşı tarafın lehine işleyebilir.
Bu hatalardan herhangi birini yapmadan ABD pazar girişi sürecinizi planlamak istiyorsanız, ULF New York ile ücretsiz ön danışma için hemen iletişime geçin. Yıllar içinde edindiğimiz deneyimi sizin için kullanmaya hazırız.